• Junji Ito Maniac: Japanese Tales of the Macabre

    Junji Ito Maniac: Japanese Tales of the Macabre

    ★★★½

    The Hanging Balloons bölümünü, mangasının hatalarından ders alınarak animeleştirmeleri pek güzel olmuş. Yazarın hiçbir şeyi açıklamamasını eksiklik olarak düşünmemeyi başaranlardansanız, memnun ayrılacaksınız.

  • The Fabelmans

    The Fabelmans

    ★★★½

    Spielberg'ün çocukluğunda izlediği ilk filminin onu büyülemesini ve gençliğinde kısıtlı imkanlarla mahalleli ile çektiği filmleri gördüğümüz sekanslar gayet zevkliydi.

    Bunlar dışında son derece düz bir film. Boş zamanı olanlar izleyebilir.

  • Meshes of the Afternoon

    Meshes of the Afternoon

    ★★★★★

    This motion picture, gives me chills down my spine since 2016.

  • The Grand Budapest Hotel

    The Grand Budapest Hotel

    ★★★★★

    Büyülü gerçekliğin son temsilcilerinden olan Wes Anderson'ın şahane filmi. Sinema bir zamanlar böyle filmler ile dolup taşardı.

    Kaç farklı tekniği başarıyla birbirine meze etmiş. Minyatür dekorları, stop-motion tekniğini ne kadar da şahane kullanmış.

  • Harakiri

    Harakiri

    ★★★★★

    Japon sinemasından bugüne değin, kendi toplumlarının sosyolojik - iktisadi - kültürel konularını, evrensel bir tepside sunabilen epey nitelikli işler çıkmıştır.

    Kobayashi'nin Seppuku'sunu da bu işlerin başında sayabiliriz. Nihilizm düşününü, kendi canına kıymak üzerinden daha iyi, nasıl anlatabilirsiniz ki?

  • The Killing

    The Killing

    ★★★★½

    Just a bad joke without a punch line.

    Kubrick madeninin en derinlerinde meğer nasıl bir cevher saklıymış da, bunca zamandır varlığından bi' habermişiz.

  • Network

    Network

    ★★★★½

    '76 yılına göre, derdini fazla yüksek sesle dile getiriyor diyecektim ama, günümüze bakıldığında bunun bile yeterli olmadığını görebiliriz.

  • Chimes at Midnight

    Chimes at Midnight

    ★★★

    Shakespearean 15.yy Avrupası benlik değilmiş. İlgilisi bayılacaktır.

  • F for Fake

    F for Fake

    ★★★★★

    Post modernite'nin gerçeği yutmasını, gerçeğin yutulduğu bir olayı çekerken, gerçeği yutarak anlatıyor.

    Orson Welles sinemanın yapı taşıdır. Bunun için arkadaşlarıyla kaliteli bir şarap eşliğinde sohbet etmesi yeterlidir...

  • The Batman

    The Batman

    ★★★★½

    + Dünyası kusursuz.
    + Görüntü yönetimi kusursuz.
    + Gordon kusursuz.
    + Dövüş koreografileri kusursuz.

    - Suit ve maske vasat.
    - Riddler beni etkilemedi.

  • Loki

    Loki

    ★★★★★

    This review may contain spoilers. I can handle the truth.

    Çok güzeldi. Herkese tavsiye ediyorum

    Sen git, hepiniz kuklasınız diyen villain'ı asıl kuklacı tarafından yönetilen biri olarak göster. Bunu yaparken "Güçler ayrılığı" ilkesini, yani yasama - yürütme - yargı erklerinden oluşan devletin, bürokrasi ile olan çekişmesine dikkat çek. Nihayetinde de bunlar zaten boş, her zaman en tepede bir diktatör vardır, onu indirsen bile daha kötüsü başa gelecektir önermesinde bulun.

    Kaymak gibi eser yapmışlar.

  • Dune

    Dune

    ★★★½

    Villeneuve abimiz çölü olabildiğince estetize etmiş. Hoştu. Öyle milletin dediği gibi cam çerçeve kırmalık bir durum pek yoktu. Uzun olması gereken yerler kısaltılmış, kısa olması gereken yerler uzatılmış hissiyatına kapıldım. Sanki director's cut'a malzeme bırakmışlar gibime geldi.

    İlk kitabın sadece yarısını anlattıkları belli oluyordu. Kitapta geçen "jihad" kavramını kullanmaktan çekindilerse "Gâzâ" ifadesini kullanabilirlermiş. Tabi muhtemelen sette bunu söyleyecek bir Türk yoktu.