The Father ★★★★

"Paris mi? Orada İngilizce bile konuşmuyorlar!"

Herkesin hayatında bir kere olsun düşündüğü bir meseledir yaşlanmak. Yaşlanınca ne olacak hangi hastalıklara kapılacağım? Kimsenin yaşlanmayı istemediğini de biliriz. Peki yeterince empati kurabiliyor muyuz? İşte bu filmde bu mesele anlatılıyor. Yaşlı bir babanın yaşlılığıyla mücadelesini öyle gerici şekilde anlatıyor ki empati kurma dışında şans bırakmıyor film

Yaşlılığın etkilerini gün geçtikçe daha kuvvetli hisseden Anthony, gerçekçi ve korkutucu bir deneyim ile bizleri baş başa bırakıyor. Kendi zihninden, gerçeklikten şüphe duymaya başlarken hayata olan bakış açısını çok iyi hissettiriyor. Bazı sürprizlerle bu psikolojik durum daha da alevlendiriliyor. Filmde kullanılan teknik gerçekten başarılı. Nolan filmlerinden alışık olduğumuz zaman kontrolü bu filmde farklı bir boyuta çıkmış ve yer mekan kavramları beyninizin kontrolünü ele geçirmeye çalışıyor.

Baba rolündeki , filmdeki ismi de aynı olan Anthony'in oyunculuğu çok iyi. Hatta bazen kendimizden şüphe ettiriyor. Hikayeyi anlamakta Anthony kadar zorlanıyoruz. Ancak kendini bir süre sonra tekrar eden yapısı insanı biraz sıkıntıya sokabiliyor ve o zamanlarda ise filmin kısa süresi göze çarpıyor ve film sonlanıyor.

8/10